Kavrama Noktası / Grip point

Mayıs 2020

İnsanlık olarak çok kısa aralıklarla yeni dönemeçlerden geçiyoruz ve gittikçe daha güvensiz alanlarda yaşamı deneyimliyoruz.  Gerek yerel gerekse küresel bağlamdaki yeni karşılaşmalar dünyayı algılayışımızı, kendimize bakışımızı, ilişkilerimizi etkiliyor, dönüştürüyor.

 

Hayatımız salgın öncesi ve sonrası diye keskin bir çizgiyle ayrılmış durumda. Gündelik yaşam içinde olmazsa olmaz dediklerimiz de değişti,  eylemlerimiz farklılaştı. Artık işe gitmek için hazırlanıp dışarı çıkarak, belli bir zamanı katetmiyoruz. Odayla masa arasında tüm salınım. Birçoğumuz için ev ve çalışma hayatı iç içiçe geçti. Bir yerden biryere yetişme, trafikle boğuşma, hiçbirşeye yetişememe durumu ortadan kalktı bazılarımız için.  Ayrıntıyı görebilmek için bu yavaşlama paha biçilemez sanırım. Dönüp bir zamanlar yaşadığımız o sonu gelmez döngüye bakmak ve yeniden anlamlandırmak gerekiyor. Güvensizlik, panik, gönüllü olarak askıya alınan özgürlük, tecrit, kısıtlama hepimizin bitmesini istediği unsurlar. Ancak tersyüz olma hali  “bize nasıl bir hayat ve dünya istiyoruz” u düşünmek için iyi bir fırsat sunuyor.